Muazzez



Image Hosted by ImageShack.us
ANA SAYFAYA DÖN SIK KULLANILANLARA EKLE AÇILIŞ SAYFASI YAP

10/10/2009 - Sahane Tuvalet!!

Kategori: MAILLER
Ispanya'da Altea'da halka açık bir tuvalet, bu bayan içeriye girecek.
Diş tarafını gördün,
şimdi de içine bak:

Tamamen tek tarafı gösterebilen bir camdan yapılmış.Dışarıdan hiç

kimse içeriyi göremiyor,ama içeride böyle bir camın arkasında

sen olsan tuvaletini yapmak icin oturabilirmiydin:)

  

Boyalı banyo zemini !!!

Bir apartmanıın 10cu katında bir eğlence de oldugunu farzet,tuvalete gitmek zorundasın.Banyonun kapisini acıyorsun.Dikkat et,yer boyalı!! Nefes kesici degil mi? Bu sayfayı yavaş yavaş asağıya indir :)

Bunu görünce kafan karışır mı? Tuvalete girmeye cesaret eder misin?

Sigara icme odasinin tavanindaki resim :

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


29/9/2009 - Yurdum İnsani Gölgeleniyor & Hayatın Anlamı 5 Şişedeymiş...

Kategori: RESIMLER
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


29/9/2009 - Bunu İçersen:))))

Kategori: SAGLIK
Bunu içersen; Tekel fabrikası kazanır, Tekel Bayiileri kazanır, meyhaneler
kazanır, peynirciler kazanır, mezeciler kazanır, balıkçılar kazanır, anason
üreticisi çiftçiler kazanır, şişe üreticisi kazanır, nakliyeci kazanır,
taksiciler kazanır,


İçtikten sonra kaza yaparsan; kaportacı kazanır, tamirci kazanır,
hastaneler kazanır, doktorlar kazanır,


Kaza yapıp ölürsen; mezarcılar kazanır, tabutçular kazanır, imamlar
kazanır, çiçekçiler kazanır, lokmacılar kazanır
,


Velhasıl tüm Türkiye Kazanır...  Bir tek sen kaybedersin. Krizin etkisi yok
olur gider... :)
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


18/9/2009 - PEYGAMBERİMİZ MUHAMMED A.S DAN BİR HADİS.

Kategori: DINI YAZILAR
Güzel bir Hadis
 
Peygamber efendimiz demiştir ki birisi öldüğünde akrabaları cenaze işleriyle meşgul iken,son derece güzel bir kişi  gelir mevtanın başının yanında durur.Kefenlendiğinde kefen ile merhumun göğsü arasına girer 

Definden sonra herkes evine döner, Münker ve Nekir adlı iki özel Melek gelir,öleni kişisel mahremiyet içerisinde imanı hakkında sorgulayabilmek  üzere ,göğsünde duran güzel kişiyi ayırmaya çalışır.

Güzel kişi der ki.”O benim refakatim,O benim dostumdur,hiçbir şekilde Onu yalnız bırakmam.Eğer siz sorgulama için görevlendirildiyseniz,görevinizi yapınız.Onun cennete girmesini kabul ettirinceye kadar terk e demem.
 
Sonra ölmüş arkadaşına döner der ki, ”Ben, bazen yüksek sesle bazen de kısık sesle okuduğun Kur’anım.Endişe etme,Münker ve Nekirin sorgusundan sonra üzüntü duymayacaksın.
 
Sorgulama bitince güzel kişi Onun için Meleul Aladan(semadaki meleklerden)misk kokusuyla bezenmiş bir döşek hazırlar. 
 
Allahın Resulu(SAV) demiştir ki:Hesap gününde ne bir Peygamber,ne de bir melek, Allahın indinde Kur’andan daha imtiyazlı bir şefaatçi olamayacaktır. 

Lutfen bu hadisi herkese okutun,çünki Resullah(SAV) demiştir ki:bir beyit dahi olsa benden olan bir bilgiyi iletiniz.Allahın lütfu hepimizin üzerine olsun.
 
 
AMİN
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


12/9/2009 - Peygamberimiz'in hastalara duası

Kategori: DINI YAZILAR
İşte Peygamber Efendimiz'in hasta kişilere dua ederken kullandığı ifadeler...(Not: Duayı ibadet niyetiyle okuyunuz)
Peygamberimiz hasta bir kimseye nasıl dua ediyordu? 

Peygamber Efendimiz hastalara şu ifadelerle dua ediyordu: "Allahümme rabbe’n-nas! Müzhibe’l-be’si işfi ente’ş-şâfi lâ şâfiye illa ente şifâen la yuğâdiru sekamen - Ey insanların Rabbi olan Allah’ım! Bu ızdırabı gider. Şifayı veren ‘Sen’sin, ‘Sen’den başka kimse şifa veremez. ‘Sen’ hiç hastalık bırakmayacak bir şifa ver." 

Bu kısa duayı biz de kolayca ezberleyebilir, hasta yakınlarımız için okuyabiliriz


-- 
ZALİME ENGEL OLMAYAN ZULME ORTAKTIR
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


12/9/2009 - Tüm Hastaneler tek telefon

Kategori: SAGLIK

   TANIDIĞINIZ HERKESE GÖNDERMEYE ÇALIŞIN...

TÜM HASTANELER TEK TELEFON == 444 0 911


Tüm hastaneler Türkiye'nin her yerinden ulaşılabilen tek bir no.da birleştiler.
Cep telefonunuzdan ararsanız bulunduğunuz 
ilin alan kodu ile aramanız gerekiyor.
Mesela İZMİR' de
   0232 444 0 911
Bu telefonu aradığınızda en yakın Ambulans olay yerine gönderiliyor.
Kaydediniz
 
 
FORWARD EDEBİLDİĞİNİZ KADAR EDİNİZ
   HİÇ İHTİYACINIZIN OLMAMASI DİLEĞİYLE…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


12/9/2009 - Renkler Değişirse ...

Kategori: RESIMLER
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


12/9/2009 - Dede Diyor ki !!!

Kategori: MAILLER
DEDE DİYORKİ BU SÖZLERİ UNUTMAYIN :)








Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


29/8/2009 - 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

Kategori: OZEL GUNLER
GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
   Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
   Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
   TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "
Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
   Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
   Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık 
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
   Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


27/8/2009 - ÇOCUK GÖZÜYLE RAMAZAN :)))

Kategori: DINI YAZILAR
Bugün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile!

Ramazan 5

Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki… Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok.

Ramazan 9

Niye böyle yapıyorlar? Ablama sordum, 'büyüyünce anlarsın' dedi. Zaten başka ne der ki… Anneme sordum, Ramazan dedi. Babama sordum, Oruç dedi.

Ramazan 11

Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek. Arkadaşım Fatıma'ya sordum. Onun ailesi de gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.

Ramazan 14

Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum. Uyandım. Babama haber vermeye koştum, yatağında yok! Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum. O da yok! Korkmadım, 'ben bu hırsızların hakkından gelirim' dedim. Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.

Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.

Bizimkiler yemek yiyorlar! Vay uyanıklar. Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar.

Bir de üstüme gülüyorlar…

Korkaklar.

Ramazan 17

Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm. Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar. 

O zaman devam. Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.

Ramazan 19

Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor. Oturup birlikte Kur'an okuyorlar. Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar. Ellerini açıp herkese dua ediyorlar. Sevim teyze de başını örtmüş. Çok da yakışmış

Ramazan 22

Her şey aynen devam ediyor. Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor. Hepsi akşam ezan okuyor. İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor. Ne hoş.

Ramazan 24

Oruç'u merak ediyorum. Geçen gün Ayşe teyzem annemle konuşuyorlardı. Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu? Yok böyle olursa Oruç kaçar mı? Demek ki Oruç, çok duygulu birisi. İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor. Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.

Oruç'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum. Onlarla tanışmaya can atıyorum.

Ramazan 25

Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor şimdiye kadar, gecesi olan bir adam göremedim. Bu Kadir de kim? Bin aydan hayırlı gecesi varmış. O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.

Ramazan 26

İftarı çok sevdim. Akşam yemek yemeye İftar diyorlar. Gece yemek yemenin adı da Sahur. İftar sonrası eğlenceler oluyor. Babam camilere götürüyor bizi. Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.

Ramazan 28

Merak içinde beklerken uyuyakaldım. Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş. Ben göremedim. Anlayamıyorum. Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum. Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor. Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar. Sinir oluyorum.

Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor. 'Abim ne zaman geliyor?' diye anneme soruyorum. 'Bayram gelsin, onda gelecek' diyor. Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdi de Bayram!..

Soramıyorum 'Bayram kim?' diye. Neden o gelmeden abim gelemiyor? Belki de ağabeyimin arkadaşıdır. Çok özledim abimi. Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.

Ramazan 29 / Arefe

O kadar erkek isminden sonra bugün nihayet bir bir hanım ismi duyabildim. Arife diyemiyorlar mı ne? Arefe diyorlar. Niye Arefe? 'Arife' olması gerekmiyor mu? Yengemin adı gibi yani… 'Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik diyor annem. İyice telaşlandılar. Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar. Temizlik yapılıyor. Yemekler hazırlanıyor. Anneme 'Bayram ne zaman gelecek?' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi. Demek ki Bayram ile Arefe evli değil. Akraba da değil. Kafam karma karışık. Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.

Ve Bayram geldi

Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!. Oruç öldü heralde diye düşündüm. Abim gece gelmiş. Sevinçten haykırdım. Çok özlemişiz birbirimizi.

Bütün olanı biteni bir güzel anlattım abime. Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm. Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım. Abimin tebessüm ettiği yerde, ablam kahkaha atar. Abime küser gibi yaptım hemen gönlümü aldı. Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.

Abimden söz aldım. Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi..) Ben de verdim.. Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı. Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu. Sendromu anlamadım. Ama olsun, abime güveniyorum. Gerçi ablam'a göre 4 yaşındayım. Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor. Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor. Abim 'bu konu beni aşar' diyor.

Bayramı çok sevdim. Ama ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm. Bizim için her gün Ramazan olsa!.. Ne iyi olur.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


<- Son Sayfa Sonraki Sayfa ->

FOX AMBALAJ:FİRMAMIZDA HER TÜRLÜ FASON PAKETLEMESİ YAPILMAKTADIR." Image Hosted by ImageShack.us
FOX AMBALAJ:İrtibat Bilgilerimiz Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

....
Image Hosted by ImageShack.us

Son yazılarım

• Dikkat!!
• Dikkat!!
• Dikkat!!
• Dikkat!!
• Dikkat!!
Image Hosted by ImageShack.us

Kategoriler


Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılarım


Ziyaretçilerim

free counters
Image Hosted by ImageShack.us

Bannerim

DİĞER SAYFAMI ZİYARET ETMEK İSTERSENİZ BANNERİMİ TIKLAYABİLİRSİNİZ muazzezv


Image Hosted by ImageShack.us

Dost Siteler

Image Hosted by ImageShack.us

Sayaç

Image Hosted by ImageShack.us

Arkadaşlarım

• Blogcu Yardım

• sevgikelebegim1

• boncukdevrim

• makhina

• devrimsezer

• kartopuyumagi

• gonuldeneledokulenler

• sanatsal1

• nazardeymesin07

• muazzezv

• meryemaslan

• ipekce03

• redbutterfly

• ulusoydantel

• 58smr

• berceste06

• september6

• hareketlikesim

• semos09

• webdays

• asimelek58

• ebrarnokta

• melekce58

• babyorgu

• esmahobidunyasi

• kodlarim123

• omerselimoglu

• semra 58

• dikismakinam38

• drsaglik

• sitekule .



DÜZENLEME MUAZZEZ