KLİMALI ARABASI OLANLARA

2010-03-12 10:03:00

Araba kliması Neden hemen açılmamalıdır ? Arabaya biner  binmez  klimanin  nicin  hemen  acilmamasi   gerektigi  teknik  bilgilerle  aciklanmis...   Do not turn on A/C immediately as soon as you enter the car!   Arabaya biner binmez hemen klimayı açmayınız!    Please open the windows after you enter your car and do not turn ON the air-conditioning immediately. According to a research done, the car dashboard, sofa, air freshener emits Benzene, a Cancer causing toxin (carcinogen- take note of the heated plastic smell in your car). In addition to causing cancer, it poisons your bones, causes anemia, and reduces white blood cells. Prolonged exposure  will cause Leukemia, increasing the risk of cancer may also cause miscarriage.  Arabanıza bindikten sonra lütfen camlarınzı açınız ve hemen klimayı açmayınız. Yapılan bir ar... Devamı

Yağmur Yılı ve Meyve Çekirdekleri

2010-03-12 09:42:00

Belki haberiniz vardır ama hatırlatmakta fayda var   Dünyaya 10 yılda bir çok yağmur yağıyormuş.   Bu yıl (2010) bu 10 yıllık periyottaymışız.   Bu nedenle  yediğiniz kaysı, şeftali, kiraz, vişne, erik vb.   çekirdeklerini lütfen çöpe atmayın ve herhangi bir yerde toprağın   10  cm altına gömün.   Üzerine de bir bardak su dökün.   Dikilen bu meyvelerin en az yarısı yeşerip ağaç olurmuş.   Ekonomik yoldan  ülkemizi  yeşillendirmek için  dikebildiğimiz   kadar meyve çekirdeği   gömelim.   En büyük israflardan birisi meyve çekirdeklerinin çöpe atılmasın   ülkemiz adına küçümsenemeyecek büyük bir servet...   Bu uygulamayı TEMA da yaptı,teşvik ediyor.Doğaya yardım etmek,   gelecekte etrafımızı saracak beton ve gökdelenlerden   alamayacağımız oksijeni karşılamak için bile bu çekirdeklerden   çıkacak ağaçlara ihtiyacımız olacaktır. Çetin TORAMAN Ziraat Mühendisi Saygılarımla ... Devamı

Hayat Ne Zaman Güzeldir?

2010-02-26 09:49:00

Bu üçü varsa hayat güzeldir.  Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden birinde şemsiye vardı.  Bu inançtır.  Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.  Bu güvendir.  Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair garantimiz yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.  Bu ümittir.  Ve bu üçü varsa, hayatınız güzeldir... Devamı

SU İÇMEK İÇİN DOĞRU ZAMAN

2010-02-26 09:40:00
SU İÇMEK İÇİN DOĞRU ZAMAN  |  görsel 1

  Su içiminin doğru zamanlaması...çok önemli   Correct timing to take water....very important     Su içiminin doğru zamanlaması bedenimizin etkinliğini en üst düzeye çıkarır -Correct timing to take water will maximize its effectiveness to Human body.   2 bardak su-Two (02) glasses of water -uyandıktan sonra-After waking up -iç organları uyandırır ( etkinleşmesine yardımcı olur )-  Helps activate internal organs    1 bardak su-One (01) glass of water  -yemeklerden 30 dakika önce-30 minutes before meal - sindirime yardımcı olur-Help digestion      1 bardak su-One (01) glass of water -banyodan önce -Before taking a bath - tansiyona yardımcı olur-Helps lower blood pressure         1 bardak su-One (01) glass of water -uykudan önce-Before sleep  - kalp krizinden , inmeden korunmak için-To avoid stroke or heart attack ... Devamı

BİRAZ EĞLENENLİM:)))

2010-02-26 09:37:00

 biraz eğlen bakalım ama sorulara çok içten cvp ver çünkü senin duyguların > ve ilkler unutma şaka değil >  > Şimdi bu oyunu ciddiye al ve oyun bozanlık sakın yapmaa!!!![Anlaştık mı??] > ... ... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör... Devamını Gör > biliyorum biraz sacma ama gusel olmasa emin ol sanada göndermezdimm!!?? >  > Çünkü ben acaipp şaşkınlık içersinde kaldım........ > Oyunun sonunda güleceksin tabi,eger oyun bozanlık yapmazsann...... =)) onun > icin >  > herseyi , >  > sira sira okuman gerekiyo, asagiya bakmak yok, sıra > _______sıra___________________________, >  > Oyunun ortasinda korkacaksin belki ,rahat dur ve devam et okumayaa.... (bir > isim yazacak >  > olursan, emin ol ki, o kisiyi taniyorsun).... =))))) =))))) >  > Bu oyun 3 dakikani alacak onun icin konsantra ol ve sorulari duygularina >  > göre > cevaplaaaaaaaaaaa........................!!!!!!!!!!!??????????@@@@@@----------------&&>>>><<<< >  > Bana gönderen bu kisinin dileginin, >  > 10 dakika<<<<< sonra gerceklestigini > söyledi................!!!!!!!............. >  > _____________________ >  > HAZIR MISIN...???????<<<<<<<<<<<<<<< >  > ____________________________________________________________________ > ........................ HADİ BAKALIMM........................ >  > ............................. ŞİMDİ > BAŞLIYORUZZZZZZzzzzzzzzzzzzzzzzz........!!!!!!!! =))) >  > &O... Devamı

TÜRKİYE’DE ARAÇ ARKALARINDAKİ YAZILAR

2010-02-26 09:34:00

  "Rahmetli de böyle sollardı"   - Duanla yaşamadım ki bedduanla öleyim. - Güzelliğinin zekâtını vereceksen, ben fakirim bana ver. - Karayollarında değil, beyaz kollarında ölmek isterim. - Hayatımı yazsam duble yol olur. - Sendeki hava lastiğimde de var. - Sollamayı zevk edindim sağda neşe ne arar. - Sağdan git iktidar olursun. - Arabana değil, Yaradan'a güven. - Hızlı git dedeni gör, yavaş git torununu gör. - Beni takip etme, ben de kayboldum. - Yük taşırım laf taşımam. - Gazla uçabilirsin ama frenle konamazsın! - Araman için ille hata mı yapmam gerek?   "Olmadı bi de Miami yapalım"   ... Devamı

Gülümseyin...

2010-02-13 10:36:00

  O gün gökyüzünde şimşekler çakıyor, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Küçük kız her sabah olduğu gibi annesinin sesiyle uyanmış, kahvaltısını etmiş ve okuluna gitmek üzere yola çıkmıştı.Ancak şimşekler birbirinin peşi sıra o kadar gürültüyle çakıyordu ki, küçük kızın annesinin içini bir endişe kaplamıştı. Anne, yavrum bu havada yolda yürürken korkmasın diye düşündü. Sırtına bir şey geçirdi ve sokağa fırladı. Okul yolunda kızını aramaya başladı... Derken bir de baktı ki, kızı az ileride minik adımlarla yürüyor, şimşek çaktığı anda durup gökyüzüne bakarak gülümsüyordu.Anne kızının bu davranışına pek bir anlam veremedi; meraklandı.Yanına yaklaşıp sordu: Yavrum, hiç korkmadın mı bu havada yalnız yürümekten? Hem ne zaman şimşek çaksa durup yukarı bakarak öyle ne yapıyorsun? Küçük kız cevap verdi: Gülümsüyorum... Çünkü Tanrı fotoğrafımı çekiyor.  Yaşamı nasıl algılıyorsak öyle yaşıyoruz diyenler... Devamı

Medeni günler

2010-02-13 10:32:00

   Efendim Melbourne'a vardık. Bir ev kiraladık, ben oradaki akrabalarıma harıl harıl soruyorum 'Yahu, elektrik, telefon, su, gaz idarelerinde tanıdığınız var mı?'  Biri 'Ne yapacaksın?' diye sordu 'Öyle bir müessesede mi çalışmak istiyorsun?' Ben 'Hayır' diye cevap verdim 'Yeni eve o hizmetleri bağlatmak istiyorum da....' Adam güldü 'Bana adresini söyle' dedi. Adresi verdim, geçti telefonun başına, o idareleri tek tek aradı. Akşama doğru bütün hizmetler bağlanmıştı. Bir gün elektrik idaresinden bir mektup geldi. Mektupta iki ay kadar sonra, bir gün bizim sokakta elektrik kesileceği bildiriliyor ve ilave ediliyordu 'Eğer o gün mutlaka elektriğe ihtiyacınız varsa size bir jenaratör tahsis edilecek ve harcadığınız elektrik normal tarife üzerinden hesaplanacaktır. Ancak jeneratör sayısı sınırlı olduğu için sadece mücbir ihtiyaç sahiplerinin müracaatı...' Ben istemedim, ama komşumuz, yalnız yaşayan yaşlı kadın jeneratör istedi. O sabah 8'de iki teknisyen jeneratörü getirip kadının sistemine bağladılar. Sonradan merak edip sordum bu iş için sadece harcadığı elektriğin bedeli olan 45 sent almışlar. Ben herkesin insan olduğunu ve herkese aynı muamelenin yapılması icap ettiğini Avustralya'da öğrendim. Bir tek gün kimse hakkımı yemedi, kuyrukta önüme geçmedi, trafikte açık gözlük yapmadı, avanta istemedi.. Kızım yeni bir mektebe başlamıştı 'Gel çarşıya çıkıp eksiklerini alalım' dedim 'Lüzum yok' dedi 'Her şeyi okuldan verdiler' Bir gün aynı mektepten bir mektup geldi 'Bazı talebelerin, öğle yemeği olarak pahalı gıd... Devamı

Sevginin fotoğrafı !..

2010-02-13 10:15:00

sevgi denen şey bu olsa gerek ....                                   ... Devamı

PİRİNÇ TANESİ

2010-02-13 09:11:00

  Beş yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu . Çocukluk iste,  -Aman babaanne dedim. - Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi? Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı, öfkeyle doğruldu.  -Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, ' dedi.  - Hiç pirinç üretilirken gördün mü?  İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?' Utancımdan kıpkırmızı olmuştum. Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim. Alain'in proposlarini okuyorum.  Birden irkildim.  Babaannemi hatırladım.  Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği vardır diyordu. On dokuz yıl evveldi.  Stockholm'e gitmiştim. Bir otele indim.  Geceydi. Sabahleyin, traş olmak i çin lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.  'Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç  çelik sanayisine yardımcı olun' diyordu.  Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde' İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık  jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona  sahip çıkıyor,  gelen turistlere ... Devamı